2 results listed
İbn Haldun bir çok kez ‘Sosyolojinin Kurucusu’ ünvanını almakla birlikte, aslına bakılırsa
‘Sosyoloji’den farklı bir disiplinin kurucusu olmuştur. İbn Haldun’un kurmuş olduğu disiplin
‘İlm-i Umran’dır. İbn Haldun ‘İlm-i Umran’ı tesis ederken yöntemini sağlam saç ayakları üzerine
oturtmuştur. Rasyonalizm ve ampirizmi ustalıkla sentezleme başarısı gösteren, nedenselliği
‘Sünnetullah’ kavramı çerçevesinde ele alan, inceleme nesnesi olarak insan topluluklarını realist
pencereden değerlendiren ve değerlendirmelerinde ekonomik ilişkilerin başat faktör olmasını
diyalektik bir anlayışla ele alan İbn Haldun bir “yöntem icatçısı” olarak değerlendirilmektedir.
Durkheim, sosyolojik düşüncesini tesis ederken yöntemi kritik değer taşımaktadır. Durkheim’da
‘sosyal olgular’ın şeyler olarak, nesnel biçimde değerlendirilmesi, toplumsal olguların
nedensellik temelinde ele alınması, realist pencereden gözleme dayanması ve toplumsal
olguların bireye dışsal olması yönteminin sacayaklarını oluşturmaktadır. Bu anlamda iki kurucu
figür olan İbn Haldun ve Emile Durkheim’ın yöntemlerinin karşılaştırmalı analizi önem
taşımaktadır
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Sefa Altay
Ibn Khaldun has repeatedly taken the title of ‘Founder of Sociology’, in fact, it was the founder
of a different discipline than ‘Sociology’. When Ibn Khaldun establishing ‘Ilm-i Umran’, he has
placed his method on solid pillars. Ibn Khaldun, is considered a “method invertor” who deals
with rationalism an empiricism skillfully synthesizing success, handles causality within the
framework of ‘Sunnetullah’ concept, and evaluates human societies from realistic windows as a
review object, evaluates the economic relations as a dominant factor in a dialectical way.
Durkheim, while establishing sociological thinking, method is critically valued. In Durkheim,
‘social facts’ as things, objectively assessed, the handling of social facts on the basis of casuality,
the fact that observation based on realistic windows and social facts are external to the individual,
constitute pillars of method. In this sense, the comparative analysis of the two founding figures
Ibn Khaldun and Emile Durkheim, is important
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Sefa Altay